Kur’an’da Tefekkür Kavramı

Tedebbür kavramının başına gelenlerin bir benzeri tefekkür kavramına da gelmiş (Bkz. Kur’an’da Tedebbür Kavramı). İçi başkaları tarafından doldurulmuş olan ve böylece kendi çıkarı için alet edilen kavramlardan biri haline gelmiş Tefekkür kavramı. Kur’an’a bakarak kavramın kullanımını inceleyelim:

O düşündü (fekkere), ölçtü biçti. Kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti! Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti! Şöyle bir bakındı. Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı; Daha sonra geri döndü ve bü­yük­lendi. Arkasından şöyle dedi: “Bu olsa olsa etkilenilen bir büyü olur!” “Bu, olsa olsa bir insan sö­zü olur!” Müddesir (1825)

Allah’ın ayetlerine karşı olan birinden bahsedilen Müddesir suresinin 18.-25. ayetlerinde düşündü diye çevrilen fekkere için sonuca ulaşma gayreti denilebilir. Ayette bahsedilen kişi muhtemelen sözü dinlenilen, Hz. Muhammed’in teblig ettiği ayetler hakkındaki görüşü merak edilen birisi. Bu kişi kendisine tebliğ edilen ayetleri zihninde analiz ediyor. Fakat bunu bir ölçüye göre yapıyor. Kahrolasıca denilen de kişi ya da sonuca ulaşma gayreti değil, kişinin zihnindeki ölçüt, değerlendirme biçimi. Ayet kümesinin sonunda da vahyin insan sözü olmasına rağmen etkileyici olduğunu belirtiyor. İnkarcının tefekkürü sonucunda “bu bir insan sözüdür” dendiğine ve bunun kınandığına göre, ayetlerin tefekkürü sonucunun “bu Allah’tan gelmiştir” olmalıdır.

Öyleyse Tefekkür herhangi bir konuda bir takım doğru bilgileri belli bir ölçüte göre kullanma ve bir sonuca ulaşma gayretidir. Doğru ölçüt kullanılırsa doğru sonuca ulaşılır, yanlış ölçüt kullanılırsa yanlış sonuca ulaşılır. Hatta bazen ayetler okunur, ölçütte doğru olabilir ama insani bir takım sebeplerle doğru sonuca ulaşılamayabilir.

De ki: “Size bir tek öğüdüm var: Allah için kalkın ve ikişer kişi baş başa vererek ya da teker teker düşünün (tetefekkerû); göreceksiniz ki, arkadaşınızda cinlerin bir etkisi yoktur. O yalnız çetin bir azabın öncesinde sizi uyarmaktadır.” (Sebe 46)

Sebe suresinde tefekkür kelimesini görüyoruz. Tefekkür sonunda ulaşılması gereken Muhammed A.S.’a cinlerin bir etkisinin olmadığı ve söylediklerinin vahiy ürünü olduğudur. Sebe suresindeki bu ayetin müteşabihi olan Araf suresinin 184. ayetine bakalım:

Hiç düşünmezler mi ki (yetefekkerû) onları doğruya çağıran arkadaşlarında delilik yoktur. O, doğruları açıklayan bir uyarıcıdır, o kadar. (Araf 184)

Şu ana kadar işlenen ayetlerdeki kişiler neredeyse aynıydı. Ama ölçütler farklı olunca çıktılar da farklı oluyor. Bu ayette tefekkür sonucunda resulde delilik olmadığı ve onun uyarıcı olduğunu görüyoruz. Bir sonraki ayette yapılan kevni ayet vurgusuda tefekkür işlemi sırasında kullanılacak ölçütün Allah’ın diğer yarattıklarını gözlemlemek ve indirilen ile yaratılan ayetlerin uyumunu görmekdir.

De ki “Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gizli bilgileri (gaybı) de bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Bana ne vahyedilirse ben ona uyarım.” De ki “Gören ile görmeyen bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz (lâ tetefekkerûn)?” (Enam 50)

Ayetten tefekkür eden bir insanın elde edeceği sonuç ile tefekkür etmeyenin ya da yanlış tefekkür edenin alacağı sonucun, kör ile gören kadar farklı olduğunu anlıyoruz.

Bakara suresinin 219. ayetinde içki, kumar ve zekat hakkında Rabbimiz önemli ilkeler belirliyor. Bize düşen elimizdeki bilgiler ışığında tefekkür etmemizdir.

Rabbimizin doğadan, yaşanmış olaylardan, kişilerden örnekler vererek gösterdiği diğer ayetler için Bakara 264266, Haşr 1921, Rad 23, Nahl 1012‘ye bakılabilir.

Tefekkür kavramının Zikir (Bkz. Kur’an’da Zikir Kavramı) konusu ile ilişkilendirdiği Nahl suresinin 44. ve Enbiya suresinin 10. ayetlerini inceleyelim.

….O Zikri (Kitabı) sana da indirdik ki kendilerine gönderilenin ne olduğunu o insanlara açıkça anlatasın, belki düşünürler (yetefekkerûn). (Nahl 44)

Önceki ayetlerde kendilerine kitap verilmeyenlere tefekkür etmenin yollarını göstermişti Rabbimiz. Bu ayette ise kendilerine kitap verilenlere tefekkür etmenin yolu gösteriliyor. Kendilerine kitap verilenler, Resulun kendilerine okuduklarını kendi kitaplarıyla karşılaştırmalıdır ve böylelikle Tasdik (Bkz. Kur’an’da Tasdik Kavramı) mekanızmasını çalıştırmalıdır. Nahl suresindeki ayetin müteşabihini Enbiya suresinin 10. ayetinde görüyoruz. Bu ayette kendilerine kitap verilenlerin ihtiyacı olan bilgilerin kitaplarında olduğu ve akıllarını kullanmaları söyleniyor.

 

Erdem Uygan ve Dr. Fatih Orum’un beraber sundukları 26.02.2018 tarihli KÖK (Kur’an’ın Öğrettiği Kavramlar) programından derlenmiştir. Programı buradan seyredebilirsiniz.

One thought on “Kur’an’da Tefekkür Kavramı”

  1. Allah razi olsun hocam erdem uygan fatih orum be kadar tesekkur etsek azdir bu sayfada emegi gecen herkese selam ve saygilar bizden harika bir sayfa

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s